Ayşegül & Muharrem. Bir ömür mutlu olun!

Ayşegül & Muharrem. Bir ömür mutlu olun!

Fotoğrafçılığa neden daha önce başlamadım diye hep düşünüyorum. Benim için eskiden sadece bir hobiydi. Fotoğraf makinesi elimden düşmezdi. Koyardım filmi içine çekerdim ama sadece ya 24 tane ya 36 tane 🙂 Birde üstelik heyecanla basılmasını beklerdik. Hemen alamazdık. Nasıl çıkmıştık acaba diye heyecanla geçerdi günler. Ya şimdi? Her şey dijital. Çekiyorsun ve anında görüyorsun, beğenmezsen siliyorsun. Bu kadar basit.

Anlayacağınız eskilerden gelir fotoğrafa ilgim. Tahmin eder miydim bir gün Doğum ve Düğün fotoğrafları çekeceğime.

Doğum fotoğrafları çekerek başladım bu mesleğe. Sonradan baktım ki düğün de aslında yeni bir başlangıç olabilirdi. Ve bastım deklanşöre. Her çektiğimde ayrı bir haz duydum. Mutlu oldum. Stres oldum. Ama en güzeli, çok güzel arkadaşlıklar edindim. İnsanların tedirgin heyecanlarının ucundaki mutluluğun aracı olmuştu.

Bizim mesleğimizin bir güzel tarafı da bu. Yeni yeni insanlar tanıyorsun. Onlar için en önemli anların sırdaşı oluyorsun.

Ayşegül ve Muharrem de bunlardan biri. Bir arkadaşım aracılığı ile duymuşlar adımı. Ayşegül ile “namı diğer gelin hanım” tanışmamız sonrasında süreç, fotoğraf albümlerini teslim etmem ile devam etti. O gün de; Öncekiler gibi harika bir gündü. İlk önce hanım/bey hitap şekli ile başlayan işbirliği sonrasında bu ilişki güzel bir arkadaşlığa dönüştü. İki dünya tatlısı insanla harika bir çekim günü yaşadık. Telaşıyla, heyecanıyla kahkaha dolu bir gündü.

gelin_arabasiÇok güzel eski model bir araba da bizimleydi. Nostalji yaptık biraz. Hava soğuktu ama içimiz sımsıcaktı. Bir baktık gün bitmiş. Nikah zamanına dakikalar var.  O kadar koşturmaya o gülen yüzleri hiç düşmedi. 🙂

Çekim bittiğinde bende hala gülümsüyordum. Çünkü mutluydum. Bir çekimin daha sonuna gelmiştik ve en heyecanlı kısım başlıyordu. Fotoğrafları düzenlemek.

Bu işin en güzel yanlarından biride çiftlerime albümlerimle yaşattığım gibi, kendimin de fotoğraflara bakıp o anları tekrar yaşamamdır.

İşte böyle geçiyor benim çekimlerim. Gülerek,eğlenerek, öğrenerek ne haddime ama tecrübeme dayanarak biraz da öğreterek… :))

Ayşegül ve Muharrem, iyi ki sizleri tanıdım. Hep mutlu olun, sağlıkla ve sevgiyle kalın.

Didem

[content_slider height=”auto” animation_speed=”0.5″ effect=”slide” easing=”easeInOutExpo” pause_time=”7″ active_slide=”1″ pause_on_hover=”false” touch_control=”true” slides_control=”true” slides_control_hover=”false” arrow_control=”true” arrow_control_hover=”false”]http://didembasmaci.com/wp-content/uploads/2013/01/aysegul_muharrem_evlilik2.jpg,http://didembasmaci.com/wp-content/uploads/2013/01/aysegul_muharrem_evlilik1.jpg[/content_slider]

2 Responses to Ayşegül & Muharrem. Bir ömür mutlu olun!

  1. Daha dün akşam heyecanlanmaya başlamıştım, Facebook’ta Didem tarafından paylaşılan gönderi paketini gördüğümde, anlamıştım bizim paketimizdi bu… Güvenlik öğlen beni aradığında kimseyi göndermeden kendim indim paketi almak için. Ama paketi bir türlü açamadım, o kalabalıkta heyecanını doya doya yaşayamayacaktım çünkü. Evde açarım, doya doya bakarım dedim ama olmadı, ilk fırsatını bulduğumda açtım hemen; albüm kapağında en sevdiğim fotoğraflardan birisi vardı ama “Didem’in en sevdiğin 3 fotoğrafı gönder” dediklerinden de biri değildi, bu beni daha da meraklandırdı ama vaktim az olunca hızlıca şöyle bir baktım. Gönderinin içinde albüm ve DVD’nin dışında bir paket daha vardı. “Süpriz” idi bu Didem’den bize. En sevdiğim fotoğraflardan birisi de tablo olarak karşımdaydı işte…

    Fotoğraflara baktıkça o günü bir daha bir daha yaşadım. Didem’in yazdıkları da gözümün önünden geçti bir bir. Bir gelinlik provası sonrasında Suadiye’de bir Cafe’de başlayan tanışıklığımız ile nikah günü çekim kuaförde başladı. Kuaförden eve döneceğimiz yolu kapatan kamyoneti uyarmak ona düşmüştü ve artık o “Didem Hanım” değil “Didem” olmuştu. Evde biz hızlı hızlı hazırlanırken bu kadar eğlenceli kareler yakalanacağını gerçekten hiç tahmin etmemiştim. Çiçekçiden aldığı gelin çiçeğimi buzdolabında saklayıp bize gösteren Muharrem’e ne kadar gülmüştük. Araba, çiçek tavsiyesi ayrıca kuaförde beni yalnız bırakmayan hatta ayakkabılarımı bile giydiren Canım arkadaşım Dilek’in elleri de fotoğraflarda yerini aldı.

    Evdeki hazırlıklardan sonra yanımızda yalnızca Didem vardı. Muhteşem ama oturması kalkması bir o kadar zor olan Nostaljik arabamıza binmeme yardım eden de Didemdi hep. Araba hepimizdeki heyecanı bir kat arttırmıştı gerçekten. Koç Müzesi çekim için en doğru karardı, bir de hava o kadar soğuk olmasa neler yapardık bilemiyorum. Hava soğudukça düşen yüzümü gülümseyen yüze dönüştürmede, o gün beni çok rahatlatan eşime borçluyum. Bir de beni aç bırakmamak için tost yaptıran bir düğün fotoğrafçısının fazlası Didem’e…

    Eşimin ailesi geleneksel gelin alma merasimine gelmeden önce ailemle yaşanan duygulu anları da karelere sığdıran da Didem oldu tabi, o bize bir dost oldu kısacası.

    Bir gün Anne olmak için hazır olduğumda tabi bu kutsal görev bana kısmet olursa yanımda “Sen” ol istiyorum, bu dostluğun hiç bitmemesi dileklerimle…

    Sevgiler;

    Ayşegül

    • Ayşegül’cüğüm ne kadar güzel ve içten yazmışsın. Bu mesleğinde bu güzelliği var. Sana çok güzel arkadaşlıklar kazandırıyor. Allah nasip ederde anne olduğunda da beni yanında istediğin için çok ama çok teşekkür ederim. O günde bebişinizi fotoğraflamak bana çok büyük bir mutluluk verecektir. Düğün çekiminde zaman nasıl geçti anlamadık ama doğum çekiminde zaman geçmiyor gibi gelecek. Bebeğinizi elinize aldığınzda da o zaman mutluluktan ağlarız.. Çok mutlu olmanız dileğiyle. 🙂

Bir Cevap Yazın