Doğuma son günler…

Doğuma son günler…

Herkese merhaba;

Bloguma yazmayalı daha doğrusu çok üzücü ama sitem ile ilgilenmeyeli o kadar uzun zaman olmuş ki. Baktımda en son 15. haftamda yazmışım en son yazımı.

2 oğlan, bebeğe hazırlık, yapılan rutin işler, gezmeler, tozmalar derken gelmişiz 37+. haftaya :). Doğuma kaldı 7 gün. Hayırlısıyla, eğer ben bu gezme ile yollarda doğurmazsam (Allah korusun) 2 mayısda Demir’imize kavuşacağız.

Benim için heyecan başladı. Evdekileri bilmem ama Demir karnımda yerinin daralmasından dolayı gerine gerine bana varlığını oldukça hissettirmeye başladı. Onlarda arada hareketlerini hissettikçe belki birşeyler hissediyorlardır ama benim gibi değil.

Gel gelelim bu süreçte ben neler yaptım.

Neler yapmadım ki. Neredeyse hiç yerimde oturmadığımdan önceki hamileliklerime göre oldukça az kilo aldım. Şu anda 13  kilo civarlarında mutlu mesut dolanıyorum. Şunu anladım ki hareket çok önemli. Kurumsalda çalışırken masa başında oturmaktan 25-30 kilolar ile sonlandırmıştım iki hamileliğimide.

Hafif bir şeker riskim olduğundan kan ölçümü yaparak şekerimi de kontrol altında tutmaya çalışıyorum. Gebelik şekerinin bebek için ne kadar önemli olduğunu öğrendim ama sürekli ölçüm yapıyor olmak açıkcası bana zor gelmiyor değil ama ne yapalım herşey Demir’imin sağlığı için ve tabii benim.

 

Çeşitli rutin testlerimiz yapıldı şükür ki amniyosenteze gerek görülmedi ve onu atlattım. Hatırlarsanız önceki yazımda (bebeğin cinsiyeti…) amniyosentezden biraz bahsetmiştim. Benim için en tedirgin edici testlerden biriydi. Bir diğeride Troid tedavimin devam ediyor olması neyse ki Dr’um sayesinde onuda kontrol altında tutuyoruz.

Önümüzdeki hafta son hafta… Heyecanlı bekleyiş başladı sayılır. Malum koşturmalarımdan ben henüz hamileymişim gibi hissetmiyorum kendimi.. Haa ne zaman mı geliyor aklıma, eve gelip karnımın iyice gerildiğini hissettiğimde :).

Yavaş yavaş hazırlıklar devam ederken bana en sık sorulan sorulardan biri de “Hep sen doğum çekiyordun, peki şimdi senin fotoğraflarını kim çekecek? ” sorusu idi. Doğum fotoğrafçısı olunca etrafınızda tabii ki birçok sevgili meslektaşınız oluyor. Allah nasip ederde bir aksilik olmaz ise hamilelik sürecimin en güzel anlarını fotoğrafladıkları gibi (aşağıda dikkatinizi mutlaka çekmiştir ) doğum anımda da yanımda olacaklar sevgili Vuslat Sena Akay ve Şeyda Odabaş.

O gün daha bir çok fotoğrafçı arkadaşımın da yanımda olmak istediğini bilmek ayrı bir mutluluk, bu meslek bana gerçekten harika arkadaşlar kazandırdı ama bizim işimizin zamanı yok o yüzden her an bir çekim çıkabilir, dolayısıyla kısmet diyelim 🙂

Gelelim çektiğimiz fotoğraflar konusuna…

Hamile fotoğrafçının fotoğrafı olmaz mı ? Olur tabii… Şunu diyebilirim ki, fotoğraf çektirmek hakkaten ayrı bir meziyet. Açıkcası bana göre değilmiş onu gördüm ve şunu bir kez daha kanıtlamış olduk ki doğal çekilen pozlar herzaman en güzelinden oluyor 🙂

Vuslat ve Şeyda ile çekim yaparken çok eğlendik, çok güldük, komik videolar bile çektik. İleride baktıkça bugünleri tekrar tekrar yaşayıp gülümseyeceğim harika hatıra fotoğraflarım oldu. Bir kere daha ellerinize gözlerinize sağlık kızlar.

Önceki doğumlarımda doğum fotoğrafı çektirmediğime şimdi çok pişmanım. Bu pişmanlığım bu mesleğe başladığımda nüksetti. İçine girdikçe, o unutulmaz anları fotoğrafladıkça, hamile çekimlerinde o bebeğin heyecanını yaşadıkça daha bir pişman oldum. Şimdi ise çok şanslıyım çünkü hiç tereddütsüz çektirebileceğim fotoğraflarım olacak hem de en iyi gözlerden… Bu fotoğraf aşkı iki doğumumda da genel anestezi ile sezaryen yaptırtan bana bu sefer nasipse epidural sezaryen yaptırtacak. Bu sefer o anı yaşamak istiyorum. Eşimin de benimle o özel anı paylaşmasını istiyorum. Başından beri şunu savunmuşumdur : Bir baba adayı ciddi bir rahatsızlığı, etkilenmesi yok ise eğer annenin yanında doğuma girip o anı mutlaka yaşamalı. İnanın baba o an herşeyin daha bir farkına varıyor, daha iyi hissediyor, dışa vurulamayan duygular daha rahat çıkıyor, annenin hislerine daha bir ortak oluyor. Hele bu anlar bir de fotoğraflandı mı bakmaya doyamayacağınız unutulmaz hatıralar çıkıyor ortaya. O yüzden beni de bir fotoğraf heyecanı sarmış durumda.

Demir’i beklerken diye adlandırdığım bu süreçte yanımda olan tüm aileme, arkadaşlarıma teşekkür ederim. Benim için bu hamilelik süreci hakikaten bambaşka geçiyor. Mutlu, hareketli, fotoğrafik, yoğun, vb…Tek korkum Demir’in çok gezenti bir çocuk olabilecek olması.

Eeeee sen yerinde durmuyorsun ki desenize :)))

 

demirbebek_hamilee

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

demirbebek_1_mini_hamile

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

demirbebek_2_mini_hamile

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

demirbebek_3v_mini_hamile

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

demirbebek_4v_mini_hamile

 

Bir Cevap Yazın